Yolculuk


Ömür bir yolculuk hikayesidir, gelir, geçer ve gideriz büyüsüne kapılıp yolun. Öylesine sarhoş eder ki yaşam, yoldayken yeni yollar ararız, ne kadar çok gitsek de hep içimizde kalır gidemediğimiz yerlerin özlemi…
Zaten varılan yerle ilgili hiç söylence yok, anlatılanlar hep yola dairdir.
Diyelim ki yaşadığım (yaşadığımı varsaydığım), son hafta, son gün, son saat olsaydı ve de ben bunu biliyor olsaydım, ne yapmak isterdim?
Sordum bunu kendime.
Çaresizlikten sordum, felaketlerden önce bir hayvanın önsezisiyle belki, ya da aslında ne kadar yalnız olduğumu gördüğüm için, kendimi hiç olmadığım kadar güçsüz, kimsesiz hissettiğim için .
Kendiliğinden, benim katkım olmadan olacaklar için belki.
Hayatı taşıyamadığım ama çok sevdiğim için sordum.
Ne yapmak isterdim?
Yola çıkmak isterdim.
Bana bütün bu olumsuzlukları hissettiren duygulardan kurtulup, güneşli bir güne hazırlanırken yaşadığım yeryüzü, erkenden, kuşlarla birlikte uyanarak, kıpırtısız masmavi bir denizin üzerinde beni bekleyen bembeyaz bir yelkenliye binip yola çıkmak isterdim. Adressiz, telefonsuz, kimliksiz bir dünya vatandaşı olarak, rüzgarın keyfine bırakıp teknemiii
Yola çıkmak isterdim.
Hiçbir yere gitmek için, yollarda kaybolmak, yol olmak için…


« Hayal   |   Leonardo Da Vinci Gibi Düşünmek (Micheal J. Gelb) »



Yorumlar

Kullanıcı girişi yaparak ya da zorunlu olan * alanlarını doldurarak yorum yapabilirsiniz.

İsminiz *

Email adresiniz *

Web siteniz

Mesajınızı buraya yazabilirsiniz:

Bu Yazı Hakkında

M.Harem üzerinde şu anda okumakta olduğunuz 'Yolculuk' isimli yazı 06 Sep 2007 tarihinde, saat: 00:39 'de golden tarafından gönderilmiş.

Benzer yazıları yaşama dair kategorilerinden okuyabilirsiniz. Yazar ile irtibat kurmak için email gönderebilirsiniz. Yazıya yorum yapabilir ya da yapılan yorumları RSS 2.0 ile takibe alabilirsiniz.


Eklenen Son Yazılar
Bağlantılar