Leonardo Da Vinci Gibi Düşünmek (Micheal J. Gelb)
Arte / science – bilim, sanat , mantık ve hayal arasındakş dengenin gelişmesi “ Bütün beyin” ile düşünme
Serebral korteksin sağ ve sol yarıküreleri hakkındaki araştırmalardan haberdarmısınız? Eğer haberdarsanız hakim beyin profilini biliyormusunuz? Diğer bir ifadeyle, daha sanatçı, daha önsezili, sağ-yarıküre düşünürü müsünüz ? yoksa sol-yarıkürenin sıralı mantığı ile dahamı rahat ediyorsunuz?
Sol-beyinli ve sağ-beyinli terimleri günlük konuşmaya Profesör Roger Sperry’ nin Nobel ödülü kazanan araştırmasıyla girmiştir. Sperry çoğu durumda, cerebral cortexin sol yarıküresinin mantıki ve analitik düşünceyi üretirken, sağ yarıkürenin hayali ve büyük düşünmeyi sağladığını keşfetmiştir.
Okullarımız dengeli Rönesans insani fikrine genellikle sahte bir sempati göstermektelerse de, uygulamada yaygın olarak “ yarı-zeki” düşüncelerden sıkıntı duymaktayız. Profesör Sperry’ nin ifadesiyle, “ eğitim sistemimiz genel olarak bilimde olduğu gibi zekanın sözsüz şeklini ihmal etme eğilimindedir. Bunun sonucu olarak modern toplum sağ yarıküreye karşı taraflı davranmaktadır.” Sonuçta sol-yarıkürenin hakim olduğu insanlar okulda başarılı olmaya daha yatkındırlar fakat yaratıcı kapasiteyi geliştirmekte genellikle başarısızlığa uğrarlar. Diğer taraftan sağ-yarıkürenin hakim olduğu kişiler genellikle düşünme tarzlarından dolayı suçluluk duyarlar ve sıklıkla yanlış bi şekilde “ öğrenme özürlü” olarak nitelendirirler.
Denge arayanlar kaçınılmaz olarak Leonardo’nun bir çalışmasına yönelirler. Ona olan hayranlığımızın önemli bir kısmı fevkalade bir şekilde “bütün-beyni” ile düşünebilen bir insan olmasından dolayıdır.
İş alanında Arte / science
Whole Brain Corporation’ ın kurucusu Ned Hermann , hakim yarıkürenin belirlenmesine ilişkin olarak bir test geliştirmiştir. Hermann çalışmalarında “ aşırı-sol” ve “ aşırı-sağ” ı belirleyen testler yapan ve bunlara özel görev veren biri olarak bilinir. Deneklere bu testi yapmaları için 2 saat süre verilir. Aşırı sol beyin tam zamanında imla hataları olmayan bir rapor verir. Son derece iyi organize edilmiş, ancak son derece sıkıcı ve tekdüze bir rapordur bu. Aşırı-sağ-yarıküre görevin içeriği üzerine felsefi bir tartışma ortaya koyar. Farklı zamanlarda, müsvedde kağıdına çiziktirilmiş genellikle yararsız ve düzensiz fikirlerle geri gelirler.
Sonra iki grup birleştirilir, bir görevli başka bir görev üzerine çalışırlarken onlara rehberlik yapar. Tam zamanında, dengeli, organize, yaratıcı bir ürünle geri dönerler. Alınan ders : Etkinlik dengeli beyin takımlarının oluşturulmasını gerektirir.
Ancak genellikle, bireyler yarı küresel tipine göre kutuplaşma eğilimindedirler. Muhasebe departmanında sol-beyni hakim olanlar kahve makinasının etrafında toplanıp, sağ beyinli pazarlamacılara bakar ve şöyle düşünürler, “ bu nazeninlerin başları bulutlarda. Bizim yaptığımız işin farkında değiller.” O sırada su sebilinin başındaki sağ-beyinlilerde sol-beyinlilere göz atıp şöyle düşünmektedirler, “ şu fasulyecilerin ne küçük bir aklı var. Bizim gibi bütün resmi görmekten acizler.”
Bireyler genellikle içlerinden benzer bir tuzağa düşerler. Sol-beyinliler, “özür dilerim, ben sol beyinliyim. Muhtemelen yaratıcı ve hayalperest değilim” diye düşünürler. Ve sağ beyinliler de kendilerini programlama hatasına düşerler: “ Eh, ben sağ-beyinliyim muhtemelen toplantılara zamanında gelemem.”
1978’ den beri her düzeyde binlerde yönetici ile çalıştım. Bazıları analitik, ciddi, kestirme planlayıcılar, diğerleri önsezili, eğlenceli, spontane doğaçlamacılardı. En iyileri analiz ve önseziyi, ciddiyeti ve eğlenceyi, planlama ve doğaçlamayı, Arte ve Scienza’yı dengeleyebilenlerdi.
Kendi Zihin Haritanızı Yapın
1 ) Büyük bir sayfa beyaz sayfa kağıt ve altı veya daha fazla renkli kalemla başlayın. İlave renkler için fosforlu markerler kullanabilirsiniz. Tabi sıkışık bir durumda bir kalem ve küçük bir sayfa kağıtta iş görür.
Zihin haritalarını kibrit kutusunun arkasına , avucunuza veya post-it kağıtlarına da yapabilirsiniz, ama büyük bir sayfa kağıt kullanmak en iyisidir; sunularda kullanılan flip-chart boyutu tavsiye edilir . Kağıt ne kadar büyük olursa görüşlerinizi yansıtmada da o kadar fazla serbestiniz olur.
Kağıdı yatay olarak önünüze koyun. Yatay bir konum size anahtar kelimelerinizi düzgün bir şekilde yazmanızda ve okumanızda kolaylık sağlar.
2 ) Bu zihin haritası için konunuz Rönesans olsun diyelim.
- Zihin haritanıza kağıdın ortasına temsili bir şekil çizerek başlayın.
- Bunu birden fazla renk kullanarak, mümkün olduğu kadar canlı çizin.
- Eğlenmenize bakın ve çizimin hassasiyeti üstünde fazla durmayın.
1 ) Şimdi ortadaki şekilden yayılan çizgilerin üzerine anahtar sözcükleri yazın ve şekiller çizin. (çizgilerin üzerine kitap harfleriyle, ve her çizgiye tek bir sözcük yazmayı veya şekil yapmayı ve çizgileri bağlantılı yapmayı unutmayın.)
· Fikileri anahtar sözcük halinde üretmek kolaydır. Örneğin rönesans hakkında düşünürken, anahtar sözcük sanat olabilir, ve resim, heykel, mimari gibi diğer anahtar sözcükleri çağrıştırabilir. Diğer bir anahtar dal keşifler olabilir ve matbaa, saat , kalem gibi bağlantıları çağrıştırabilir. Diğer ana dallar arasına insanlar, politika, din ve paraleller girebilir.
· Sıkıştığınızı hissedersiniz, zihin haritanızdan bir sözcük seçin ve ilk bağlantınızı bu sözcük üzerinden başlatın size tuhaf ve ilgisiz görünse dahi. Bağlantılarınızı akışına devam edin.
1 ) Serbest düşünmeyle yeter miktarda malzeme ürettiğinize kanaat getirdiğinizde, sonuca bakın: bütün düşünceleriniz bir sayfa kağıda dağılmıştır.
- Zihin haritanızı gözden geçirirken, fikirlerinizi düzenlemenize ve birleştirmenize yardım edecek bağlantıları göreceksiniz.
- Harita boyunca tekrarlanmış olan sözcükler arayın. Bunlar genellikle önemli konuları işaret eder.
1 ) Zihin haritanızın ilgili kısımlarını oklar, kodlar ve renklerle birleştirin.
- Gereksiz görünen şeyleri eleyin. Zihninizi sadece maksadınız için gerekli olan fikirlere göre ayarlayın .
- Sonra gerekiyorsa bunları sıraya koyun. Bu numaralandırma yoluyla veya zihin haritanızı saat yelkovanı istikametinde yeniden çizerek yapılabilir.
Zihin haritanızın tamamlandığını nasıl anlayacaksınız? Teorik olarak bi zihin haritası asla bitmez. Da Vinci’ nin vurguladığı gibi, “ Her şey, her şeyle bağlantılıdır.” Eğer zamanınız, enerjiniz, eğiliminiz, yeterli renkli kaleminiz, ve yeterince büyük bir kağıdınız varsa, bütün bildiklerinizi ve sonuçta insanoğlunun bildiği herşeyi birbiriyle irtibatlandırabilirsiniz. Tabii bir konuşma hazırlıyorsanız veya bir sınava hazırlanıyorsanız, insanlığın bütün bilgisini birbirine bağlayacak zamanınız olmayacaktır. Bunun en basit cevabı, zihin haritanız, ürettiğiniz bilgiler elinideki göreve ilişkin hedefleri karşıladığı zaman bitmiş olacaktır.
Bir Hafıza Zihin Haritası Yapın
Leonardo’ nun öğrenme ve yaratma konusundaki hayret verici yeteneği, onun “ ezbere öğrenmek” dediği, hafıza güçlendirme konusunda kendini gösterir. Çeşitli açılardan dikkatle incelendikten sonra, Leonardo konusunun görünür bir imajını çizerdi . Sonra, gece geç saatlerde veya sabah erken yatakta yatarken, imajı kendi zihninin gözüyle yeniden gözden geçirir ve hayat verirdi. Daha sonra da, en kafasındaki mükemmel imaja ulaşıncaya kadar, zihinsel imajını yaptığı en iyi çizimle mukayese ederdi.
Zihin haritası bir takım şeyleri ezberlemek için son derece güçlü bir araçtır. Zihne birşeyi nakşetmek için, Leonardo’nun metodu üstüne kurulmuş şu egzersizi deneyin:
- Hatırlamak isteyeceğiniz bir şey düşünün. Belki özellikle hoşlandığınız bir kitabın içeriği; yapmayı planladığınız bir tanıtım; veya okuldaki veya kolejdeki bir final sınavı için tüm malzeme.
- Konunuzun, en önemli noktaları canlı bir şekilde vurgulayan, kapsamlı bir zihin haritasını yapın. Malzemenizin hacmine ve karmaşıklığına bağlı olarak, konunuzu açıkça ifade ve organize etmek, ve birleştirmek için birden fazla taslak yapmak zorunda kalabilirsiniz.
- “ Ana zihin haritanızı” tamamladığınızda onu bir kenara koyun. Boş bir sayfa kağıt alın ve, öncekine bakmadan ana haritanızı ezberinizden tekrar çizmeyi deneyin. Orjinali aynen meydana getirinceye kadar bunu denemeye devam edin.
- Yatakta uzanıyorken, ana haritanızı zihninizin gözüyle çizin. Zihinsel imajınız ana haritayla çakışıncaya kadar canlandırmaya devam edin.
Ebeveynler için Arte/ Scienza
Birden fazla çocuğu olan bir çok arkadasım ve müşterim, çocuklarının değişik beyin “yapılarına” sahip olduğunu ve eğer dikkat etmezlerse kendi hakim taraflarının etkisine girme eğiliminde olduklarını rapor ettiler. “Sol hakimiyetli” bir ebeveyn, “Biliyor musun, ben bir aptalım, ben bir aptalım. İki çocuğum var; biri tıpkı benim gibi matematik ve rakamlarla arası çok iyi, disiplinli ve dikkatli. Diğer çocuğum tamamen farklı gerçek bir hayalperest, çok sanatçı ama çok dağınık. Geçen akşam sağ-beyinli çocuğuma haksızlık yaptığımı farkettim. Eğer ona karşı biraz daha açık olsaydın ve olaylara bakış açısını kardeşiyle ve benimle paylaşmaya cesaretlendirseydim daha iyi bir konumda olacaktık.”
Tıpkı iş yerinde “ dengeli beyin takımları” kurduğumuz gibi, aynı şeyi evde yapmak da çok önemlidir. Birçok ebeveyn farkında olmadan kendi beyinsel önyargılarını çocuklarına aktarırlar. Çocuklarınızın Arte ve Scienza becerilerini birlikte geliştirmesine destek olun. Eğer çocuğunuz sağ-beyin düşünme eğilimi gösteriyorsa geçmişten bazı sahneleri canlandırarak tarih derslerine başvurun. Matematiği ele aldığınızda teorileri ve eşitlikleri koyu renkle belirtin. Çocuğunuzun zamana uyumlu hareket etmesine yardımcı olmak için, renkli ve resimli bir takvim hazırlayın. Eğer çocuğunuz fazlaca sol-beyinli ise sanat,drama ve müzik değerlendirmesine ağırlık vererek dengeyi sağlamasına yardım edin. Çocuğunuzun beyin hakimiyeti ne olursa olsun, eğer onu zihin haritası kullanmaya teşvik ederseniz daha dengeli olacaktır. Bilhassa ev ödevlerinde zihin haritaları yaparak çocuğunuzun “ezber” yeteneğini geliştirmesine dikkat gösterin.
Eğer zininizi serbest bırakırsanız, meastronun sözcükleriyle, “ sonsuz sayıda herşeyi görebilir ve bunları tam ve gerçek şekillerine indirgeyebilirsiniz”
Beyniniz ortalama olarak vücut ağırlığınızın yüzde 3’ ünden daha azdır, buna karşılık vücut oksijeninin yüzde 30’ unu kullanır. Aerobik olarak forma girdiğiniz zaman, oksijen kullanma kapasitenizi iki katına çıkarırsınız.
Alexander ve Saper Vedere
Nasıl göreceğini bilmek Alexander’in dehasının hayati bir yönüydü. Keşfi özenli, detaylı, ve şaşırtıcı derecede derin gözlemlere dayanıyordu. Fakat sponsorları onu 1904 yılında Londra’ya göndermek için para topladıklarında birkaç yüz poundları eksik kalmıştı. Alexander bu önemli miktarı nasıl tamamlayabilecekti? Leonardo gibi, Alexander’in de atlara karşı düşkünlüğü vardı. Atlar üzerindeki pratik anatomi çalışmalarına güvenerek, Alexander hipodrama gitti ve gözüne kestirdiği bir atın üzerine hatırı sayılır bir meblağ oynadı….ve kazandı.
Alexander tekniği profesyonel ve olimpiyat sporcuları, israil hava kuvvetleri, iş adamları, ve her sınıftan insan tarafından uygulandı. Alexander çalışması kendini çok dikkatli gözlemlemeyle başlar. Defterinizle çalışırken, günlük faaliyetlerde gayretlerinizin uygunluğunun bir günlüğünü tutun. Oturma, eğilme, kaldırma ,yürüme, sürme, yeme ve konuşma gibi faaliyetlerde uygun olmayan davranışlarınızı bulmaya çalışın. Dişlerinizi fırçalarken, bilgisayarda çalışırken, telefonda konuşurken, yazmak için bir kalem alırken, yeni birisiyle tanışırken, topluluğa hitap ederken , bir tenis veya golf topuna vururken, direksiyonu çevirirken, bir şeyi almak için eğilirken, bir yiyeceği ısırırken, boynunuzu kasıp başınızı geri çekiyor musunuz? Omuzlarınızı kaldırıyor musunuz ? sırtınızı daraltıyor musunuz ? dizlerinizi geriyor musunuz ? nefesinizi tutuyor musunuz ?
Dışardan bir takım geri beslemeler olmadan bu günlük alışkanlıkları geri beslemek çok güçtür. Bir ayna veya video kullanmak oldukça yararlı olabilir, fakat ilerlemenizi hızlandırmanın en iyi yolu Alexander tekniği üzerinde uzman bir öğretmenden özel dersler almaktır. Alexander öğretmenleri boynunuzu gevşetme, doğal çizginizi yeniden keşfetme, ve kinestetik bilinci uyandırma konularında rehberlik etmek üzere ellerini çok ince ve hassas şekilde kullanacak şekilde eğitilmişlerdir.
Aynı zamanda, günlük istikrar ve dengenizi geliştirmek için, alexander tekniğinden esinlenerek hazırlanmış aşağıdaki prosedürü de kullanabilirsiniz.
Dengeli Dinlenme Durumunun Gelişmesine Yardım Edin
Bu yöndetemden yararlanmak için gerekli olan şeyler nispeten sessiz bir yer, halı kaplı bir zemin, birkaç kitap ve on ile yirmi dakikalık bir zamandır.
- Kitapları yere koyarak başlayın. Kitaplardan boyunuz kadar mesafede, ayaklarınız
omuz genişliği kadar açık şekilde durun. Elleriniz serbest şekilde yanda dursun. Kitaplara arkanız dönük olarak yumuşak ve dikkatli bir şekilde ileri bakın. Biraz bekleyin.
- Boynunuzu gevşettiğinizi ve böylece başınız ileri yukarı doğru giderken vücudunuzun
uzayıp genişlediğini düşünün. Serbestçe nefes alarak , ayaklarınızın yere bastığını hissedin ve ayağınızdan başınızın üstüne kadar olan mesafeye dikkat edin. Gözlerinizi açık ve canlı tutun ve çevrenizdeki sesleri dinleyin.
· Bu dikkati sürdürerek, hafifçe ve süratle ağırlığınızı bir dizinizin üstüne verin.Sonra elleriniz arkada destek olacak şekilde, ayaklarınız düz olarak yere basarak ve dizleriniz bükülü durumda yere oturun rahatça nefes almaya devam edin.
· Boyun kaslarınızı germediğinden ve başınızı geriye çekmediğinizden emin olmak için başınızı biraz öne eğin.
· Sonra başınız kitaplara dayanacak şekilde omurganızı yerde yuvarlayın. Kitaplar boynunuzun bitip başınızın başladığı yerde başınıza destek verecek şekilde yerleştirilmelidir. Eğer başınız iyi yerleşmediyse, bir elinizle arkaya uzanıp başınızı kaldırın ve diğer elinizle kitapları uygun bir şekilde yerleştirin. Omuz kaslarınızı zorlamadan biraz esnetecek şekilde uygun yüksekliğe erişinceye kadar kitapları ilave edin veya alın. Ayaklarınız düz olarak yere basıyor, dizleriniz bükülü tavana bakıyor ve yerde veya göğüste çapraz olarak rahat bir şekilde duruyor. Vücudunuzun bütün ağırlığını zemine verin.
· Bu yöntemden yarar sağlamak için, bu pozisyonda on ila yirmi dakika dinlenin. Dinlendiğiniz sürece yerçekimi omurganızı uzatacak ve vücudunuzu yeniden şekillendirecektir. Uyuklamamak için gözlerinizi açık tutun. Dikkatinizi nefes alıp vermenize ve tüm vücudunuzun hafif titreşimine verebilirsiniz. Sırtınızı dayadığınız yerin, sırtınız genişlerken omuzlarınızın dinlenmesine izin vermesine dikkat edin. Bütün vücudunuz uzarken ve esnerken boynunuzun serbest olmasını sağlayın.
· On ila yirmi dakika dinlendikten sonra, vücudunuzu sertleştirmeden ve kasmadan yavaşça ayağa kalkın. Yumuşak bir geçiş sağlamak için, ne zaman hareket edeceğinizi belirleyin ve yeni uzama hissinizi muhafaza ederek yavaşça öne doğru dönün. İşi kolaylaştırmak için önce emekleme durumuna geçin, sonra bir dizinizin üstüne yüklenin. Başınız hareketi yukarı doğru yönlendirirken ayağa kalkın.
· Bir süre durun…dinleyin, gözler canlı. Tekrar ayaklarınızı yerde hissedin, ve ayaklarınızla başınızın üstündeki mesafeye dikkat edin. Mesafenin arttığını hissederek şaşırabilirsiniz. Günlük faaliyetlerinizi dönerken, meastro tarafından çizilmiş bir figürün zerafetiyle hareket ettiğinizi hayal edin.
(Devam edecek)
Yorumlar
M.Harem üzerinde şu anda okumakta olduğunuz 'Leonardo Da Vinci Gibi Düşünmek (Micheal J. Gelb)' isimli yazı 08 Sep 2007 tarihinde, saat: 01:08 'de admin tarafından gönderilmiş.
Benzer yazıları kitaplar kategorilerinden okuyabilirsiniz. Yazar ile irtibat kurmak için email gönderebilirsiniz. Yazıya yorum yapabilir ya da yapılan yorumları RSS 2.0 ile takibe alabilirsiniz.
Eklenen Son Yazılar
- Ercan Irmak
- Ne kadar özgürüz ?
- AVUÇLARIMDA
- YAŞAMA AMACIM
- Liderliğin Beş Temel İlkesi
- Musul-Kerkük Sorunu
- Hayat yamalı bir gemi
- Amacın İzinde Uzun Bir Yürüyüş
- Engel Tanımaz İnsanların Yedi Özelliği
- Eflatun
Bağlantılar