Avrupa Gezisi


INTERRAIL (Türkiye-Yunanistan-İtalya-Fransa-Belçika-Hollanda-Almanya-Çek cumhuriyeti-Slovakya-Hırvatistan-Macaristan-Romanya-Bulgaristan-Türkiye) (16.06.2007) ( Türkiye ) Sabah 08:45 de sirkeci garında başlayan yolculuğum, garda tanıştığım bilg müh. olan Nedim isimli arkadasımla devam ediyo. Şuan İst-Edirne arası bi istikamette devam ediyoruz. Kompartımanlarda boş denebilcek kadar az insan var. Koyu bi muhabbeten sonra Nedim biraz kestirmek için uzandı, bende birkaç satır yazabilmek için biraz zaman buldum. Güzergahlarımız birbirine çok yakın fakat Nedim 15 günlük bi bilet almış. Gidebildiğimiz yere kadar beraberiz şimdilik öyle görünüyo. Umarım Selanik’ten Atina’ya giden tren yetişebiliriz. Yaptığım rezervasyonun yanmasını istemiyorum. Biraz uzanmayı düşnüyorum o yüzden sayfayı bi süreliğine kapatıyorum :) ……. Yaklaşık 1 saattir Yunanistanın Python garında bekliyoruz selaniğe gidecek olan treni.. yunanlar pasaporta el koydu, sanırım trene bindikten sonra verecekler. Yazmaya ancak fırsat bulabildim…Yaklaşık 8 saatlik bi yolculuktan sonra Selaniğe varacağız..pasaportlar nihayet geldi :) … ama beklemeye devam. 8 saat sonra Selanikteyiz ordanda Atina’ya doğru devam ederiz, 20 dk içinde trenin gelmesini umuyorum…. İnternational youth hostelde uzanıyorum şuan :) başımdan geçenleri yazabilmek için anca fırsat bulabildim… Python’ dan Selaniğe gelişimiz çok rahat oldu 6,5€ fark ödeyerek bindiğimiz hızlı tren sayesinde. Fakat Selaniğe vardığımızda Atina treninin 10 dk sonra kalkacağını öğrenince şok olduk, biletleri onaylatıp trene bindiğimizde daha da şok olduk : ) çünkü tren acayip bi şekilde doluydu ve ilk girişe oturmak zorunda kalmıştık. Bizi oraya oturmaya dave eden kişi ise başta ingilizce konuştuğum fakat 5 dk sonra Türkçe konuşmaya başladığımız kod adı Kenandı :) …. Şimdi acilen duşa girmeliyim az önce tarihi Acropolisten geldim. Hem çok yorgunum , hemde çok terli :) ama kenan tam bi bomba adamdı :) Duştan çıktım eşyalarımı yerleştirdim ve yine yatağımdayım. Kenanda kalmıştık :) aslında gerçek ismi Kenan değil daha doğrusu 9-10 tane isim soyisim değiştirmiş 33 yaşına kadar. Tipinden kırık bi adam olduğunu anlamıştım ama bu kadar olduğunu asla tahmin edemezdim. İşini sorduğumda içerden o gün çıktığını söyledi ve bizimle beraber Atinaya gidiyodu, doğunun sıcakkanlılığı her kelimesinde yüzüne yansıyodu bu sebeple sanırım Atinaya varana kadar geçen 8 saatlik sürede durmadan muhabbet ettik. Aslen Suriyeliydi. Uzun yıllar suriye-iran-ırak üçgeninde kaçakçılık yapmıştı. Genelde içki,sigara üzerine çalışmış toz işine fazla girmemişti. Aslında süryaniydi kenan fakat dinsiz olduğunu kendiside saklamıyodu. Yaklaşık 6 ülkede iltica etmiş , son 10 yıldır yunanistandaydı ve her türlü sahteciliğin uzmanıydı. Yunanistanda artık istenmeyen adamdı 2. kez hapse girişinden sonra , hükümet 10 gün süre tanımış ülkeyi terk etmesi için. Henüz yeni çıktığı için kayıtlı bi kimliği yoktu fakat yunanlılara kendisini Türk kimliğiyle tanıtmıştı. Koğuş ağalığına kadar yükselmişti içerde, yatak başı 50-200€ arası para topluyomuş , çıkmakta istemiyodu zaten içerden :) Şuan aklında isviçreye iltica etmek var sağlam para alacağı için. Şuan sanırım italya-almanya ve yunanistandan günlük para almakta. Kenanla 8 saat boyunca Türkiye , terör , dünya siyaseti ve din hakkında uzun uzun konuşma fırsatı bulduk. ama çok sevdim açık sözlü, yanık tenli , suriyeli kenanı. Türkiyeye davet ettim, arananlar listesinde gerçi parmak izini değiştirmiş ama :) yinede sanırım soy isimde bi sorun var :) suriyeye neden dönmüyosun dedim , ben avrupalıyım oraya gitsem beni ne yapcaklar bu saatten sonra asarlar ancak dedi :) Daha biçok konuda konuştuk ama benim bu konulara olan merakım ve ilgim kenanı birazcık korkuttu :). 8 saatlik bir muhabbeten sonra atinaya vardık. Sağolsun kenan bizi bineceğimiz metroya kadar götürdü, vedalaşıp ayrıldık.. biz Victor hugo ya , o ise arada bir ot götürdüğü orta yaşın üstündeki takıntısına … :) yunanistana dair izlenimlerim ise çok küçük ülke olduğu yönünde yoğunlaştı. Küçük ve güçsüz. Atinadan sonra ikinci büyük şehri selanikmiş. Etrafta çok kötü görünen rahatsız edici duvar yazıları var. Daha doğrusu bu yazılar sadece duvarda değil heryerde. Zaten selanikten atinaya gelen tren bizi tam anlamıyla şok etti. Tamamiyle iğnecilerin, hayat kadınlarının, kaçakçıların, göçmenlerin treniydi sanki. Sanırım o trene 3 ayda bir bi müh. anca biniyodur :) tek metro durağından sonra vardık hostelin bulunduğu mekana yolda tanıştığım arkadasım nedimle. Resepsiyonda Türk dostu bi yunan amca bozuldu nedime atinaya 1 gün ayırıcam deyince. Ayar vermesini hala öğretemedim bu çocuğa :) yunanlıya yaptığı 2. hata , ilki gümrük polisineydi :) aldım haritayı amcadan, başladık gezmeye işaretlenen yerleri. Küçük bi şehir atina ist un yanında gezilcek çok biyeri yok. Tüm dünyaya Acropolis diye sundukları tapınak ve çevresi küçük bi efes gibi. 4 saat süren şehir gezimiz hostele dönüp duşa girmemizle noktalandı. Şimdi biraz uyku vakti :) hava çok sıcak. Akşamüstü yarın gideceğimiz Patras için bişiler yapmak lazım , birde 200 civarı fotoğraf çektim bekleyenler için :) onları flash disce atma zamanı geldi sanırım. Şimdi biraz uyku… uyuyabilirsem :) Saat 14:15 18.06.2007 Saat 00:10 ( Yunanistan ) Tekrar yatağımdayım :) yorucu bi günün ardından sabah 6 da olan patra trenine yetişmek için erken kalkmak zorundayım. Tek kişi olarak başladığım yolculuğum nedim isimli arkadasımla birlikte 2 kişi olarak devam ediyo. Acropolis, plaka , omonia derken yunanistanda bitti. Yunanistana gelmeden önce çok büyüttüğümü giderken anlıyorum. Çok küçük bi ülke yunanistan ve içinde yunanlılardan çok hindistan ve pakistanlılar gördüm. Ya bizi tanımıyolar yada avrupa birliğine biraz fazla güveniyolar bize kafa tutarken :) Ama Türk olduğumuzu söyleyince çok sıcak karşılıyolar, bikaç kelime türkçe bilgilerini hemen konuşturmaya çalışıyolar :) gözlemlerime göre aramızdaki düşmanlıktan birazda korkuyolar :) Fakat görülebilcek çok fazla bişi yok buralarda , bir gün yeterli biçok şeyi görebilmek için. Yarın yorucu bir gün olacak 2-3 saat süren bir yolculukla yunanistanın liman kenti Patra ya ordanda gemiyle italya seferi başlıyacak. Tahminlerime göre 16-18 saat sürcek bu gemi yolculuğu. Bundan sonrada Brindisiden Romaya 8 saatlik bi tren yolculuğu var. Romada nerde kalacağımı bilmiyorum ama sanırım bi camping olayı yaşıcam. Odada meksikalı bi eleman var bu saatte balkondan fotoğraf çekiyo :) Şimdi uyumalıyım fakat uykum yok gibi sanırım içtiğim froppa uykumu kaçırdı, birde dana bifteği biraz ağır geldi sanırım :) midem çok dolu … Yarın inşallah italyada olucam , biraz daha hareketli günler bekliyo beni orda : ) şimdi uyucam umarım yarın bişiler yazabilmek için zaman bulabilirim ( 00:30 ) 18.06.2007 Saat 20:58 ( Yunanistan-İtalya arası ) sanırım yunanistan karasularından çıktık kısa bi zaman önce :) sabah 05:15 gibi bi zamanda kalkmış olmanın avantajıyla Patraya geldik. 3,5 saat süren treb yolculuğu çok sıkıcıydı. Hesaplarım patradan italyanın brindisi şehrine gitmek yönündeydi fakat artık olay değişmiş interrail ve eurorail gezginleri Bari yada Ancona ya yönlendiriliyor. Gemi 14:30 da kalkacaktı girişler 12:30 da olduğu için 2 saat patranın liman tarzı klimalı binasında takıldık. Yolculuk 21 saat civarı sürecek bi aksilik olmazsa. Birazda gemiden bahsdeyim :) 200 mt uzunluk , 25 mt genişliğe sahip olan bu gemi 2002 yılında almanlar tarafından inşa edilmiş. Superfast 5 isimli bu gemi yaklaşık 1100 insan ve 900 araç kapasiteli. Şuan en üst güvertede uzanarak yazıyorum , sanırım geceyide burda geçiricem uyku tulumumun içinde :) 11:30 gibi Ancona’ da olursak 3 saatlik bi tren yolculuğundan sonra Roma ya varmış olacağız. Kalacak bi yer ayarlamadım, bu sefer şansıma güvenmek istiyorum. Bu gemide uyumayı sevdim :) birazdan keşif için bi tur daha yapacağım.

19.06.2007 Saat 23:00 ( İtalya )

Şimdi de Roma’dayım. En son yazdığımda yunanistan-italya arası albenia açıkları arasında bi yerdeydim. 22 saat süren gemi yolculuğunda çok eğlendim. Gece 11 gibi yunanlı bi grup müzik aletlerini çıkarıp başladılar eğlenceye. Ben gece 1 e kadar dayanabildim sonra uyku tulumuma girip uykuya daldım. Sabah 9 gibi uyandım. O gece Alexandra diye Türkiye hayranı meksikalı bi kızla tanışmıştık, ondan biraz taktik alıp anconaya indik. Kız her üç cümlesinden birinde çalınan pentax kamerasından bahsediyodu. O yüzden italyada kalmıcakmış. Ancona-Roma arası 4 saat sıkıcı bi tren yolculuğuydu. Akşamüstü 6 gibi Romaya vardık. Saatleri bir saat geriye almanın faydasıda oldu ama yinede kötü bi zamandı hostel aramak için. Elimdeki hostel-camping adreslerinden camping fabolous diye bi yer seçtim, gitmek için 1 metro ve 1 otobüs yolculuğu yapmak zorundaydık. Adamların metrosu iğrenç, tekrar anladım ki istanbul gibi bi şehir yok. Burda da yunanistanda olduğu gibi heryeri duvar yazılarıyla kaplamışlar. Bize benziyolar ama ingilizce konuşmayı bilen hiç yok gibi bişi. Otobüsü zor bela bulduk nedimle. Canadalı bi grup vadı onlarda kampa gidiyolarmış , o yüzden inmemiz gereken durağı kolay bulduk. Romayı tam anlamıyla henüz gezemedim ama trafik sorunu olan yeşil, ağaçlık bi şehir. Şuan çadırımdayım. Hollandalı bi amcayla uzun bi muhabbet ettim çadırı kurarken. Etrafımda bi alman bide polonyalı yaşlı aileler var. Bu kampın yaş ortalaması çok yüksek. Yarın sabahtan gece yarısına uzanan yorucu bi Roma turu yapcam, o yüzden erken uyumalıyım. El fenerimin altında yazıyorum bu satırları ve telefonumda yaşar çalıyo :) çadırımın havalandırmaları açık , hava fena değil ama sabaha doğru biraz serin olabilir. 20.06.2007 Saat 07:59 ( İtalya )

Uyanıyorum. Çdır ve uyku tulumumun konforu fena değil :) fakat içtiğim soğuk sular yüzünden biraz boğazım ağrıyo :) kalkıp elimi yüzümü yıkayıp , yapabilirsem kahvaltı yapıp, Romayı gezmeye başlıcam.

21.06.2007 Saat 00:30 ( İtalya ) Çadırımda uyku tulumumun içindeyim. Erken saatlerde başlayan yorucu Roma gezisi saat 23 ‘ e doğru bitti. Acayip yoruldum fakat yeni bi şehir, yeni insanlar, yeni mekanlar unutturdu tüm yorgunluğumu. Roma acayip tarihi bi şehir. Birçok basilica var, hayatımda hiç bu kadar heykeli bi arada görmemiştim. Bol bol fotoğraf çektim Burcu için :) bazı heykellerin içinde bile ayrı heykelcikler vardı. S. Poula basilicası, sonra collesium yani bu gladyatörlerin mekanı ,sonrasında birçok basilica ve eser , sonra Vatikan , aşıklar çeşmesi , ispanyol merdivenleri falan filan :) hepsinin fotosu fazlasıyla var…keyifli bi o kadarda orucu bi gündü…Yarın Floransa yani Firenzeye geçiyorum. Sabah 08:55 te bir tren var umarım yetişiriz. Sabah çadırı toplamamda gerekicek. Artık uyumalıyım :) 22.06.2007 Saat 11:05 ( İtalya )

Floransa’ da bi hostel odasında uzanıyorum. O sabah 08:55 trenini kaçırdık Romada. 09:14 e bindik 3 saat sonra Floransaya vardık. Ağır yükümle 2 hostel gezdim birisi doluydu , diğeri kızlar içindi , 3. hostelde yer bulabildik. Floransa, Romaya göre daha güzel, daha sakin bol turistli , çok heykelli bi yer :)

Burda italyan margarita pizzasını denedim , süper. Hosteldeki elemanlarla muhabbet ettim biraz. Günün çok büyük bi kısmını gezmek oluşturuyo tabiki. Ama normal bi gezi değil bu , şehrin tamamını baştan sona gezmek kilometrelerce :) Dün gece 1 gibi uyudum sabah 9 gibi uyandım. Acaip fotoğraflar çektim. Bir zaman sonra çok sıkıyo gerçi şehrin heryerinden bi heykel çıkıyo yukarıya doğru :) Şehrin 3 te 2 lik bi kısmı bitti , çok az bi yeri kaldı görmediğim bugün oraları halletmeyi düşünüyorum. Az önce marketten biraz alışveriş yaptım kahvaltı için. Artık şu ton balıklarını ve sarelleyi bitirmek istiyorum taşımaktan yoruldum :) Bugün biraz internete takılırım , sanırım mail atmam gerekiyo…ve birkaç telefon görüşmesi :) Hayatımda ilk defa bu kadar heykeli bi arada gödüm ama heykellerde gözle görülemeyen ayrıntılar bile mevcut. Ama yinede gönlüm mekanikten yana : ) Ama bugün Davinci nin makinaları müzesinede gidebilirim , gerçi fotoğraf çekmek yasak ama olsun. Bu yazdığım bi çeşit günlük sanırım ama yinede kimi özleyip, kimleri düşündüğüm hakkında fazla bişi yazmamaya gayret ediyorum :) Sanırım bugün Türkiyede çıkalı 1 hafta oldu, günleri tamamen unuttum burda, sadece ayın kaçı olduğunu biliyorum. Türkiyede ne oluyo ne bitiyo ondanda haber alamıyorum, bişiler okuma ihtiyacı hissediyorum, bazen hiçbişi anlamasamda italyanca yazılar okurken buluyorum kendimi :) Ali tersanede napıyo acaba ? Nurinin yaz okulu başladı mı ? :) Babamın keyfi nasıl ? annem yine nerelerde ? Gülgünün sınavı vardı , nasıl geçti ? Gülden tatile girdi mi ?Yarın floransadan venediğe sonra paris , belçika amsterdam devam edicem. Şuan odada tek başımayım dün bir tane japon vardır, onunla muhabbet ettim ama çocukta ingilizce sıfır olunca elim kolumda bi yere kadar işe yarıyo :) Sanırım bugün 2 tane koreli var odada , belki başka bi millet çekik gözlü bişi işte :) Şimdi bi italyan temizlikçi teyze geldi, havlu getirdi odaya : ) ingilice bilen fazla yok italyada , benimde genelde tek söylediğim şey çav italyancada :) bazen la bella italiano diyorum :) taktik ağzını yayarak konuşmakta :) neyse saat 11:30 oldu, Türkiyede şuan 12:30, hatırladığım kadarıyla bugün Cuma, Cuma namazını nerde kılıyo burdaki müslümanlar bilmiyorum. Gerçi abdest alıp camiye yada mescite gidene kadar abdestleri bozulur sanırım :) burdaki kızlarda aptalca bi kıç gösterme merakı var, hepsinin ne renk iç çamaşır giydiğini görmek mümkün…Bazen yolda yürürken sinirimi bozuyo bu görüntüler çok aptalca bişi…neyse bu sefer sahidende gidiyorum acıktım :) aslında yazılcak o kadar çok şey varki ama kısa ve öz olsun istiyorum, çav çav… :)

25.06.2007 Saat 00:55 ( Fransa) Şuan Pariste bi oteldeyim. Baya bi ara verdim sanırım yazma olayına. En son floransada bi öğleden sonra yazmıştım :) o gün çok gezdim floransada , gitmediğim bi yer kalmıştı oraya gittim. Gece hostele dönmeden önce amerikalı 2 kıza fotoğrafımı çekmesi için rica etmiştim, son fotolarımı çektikten sonra hostele döndüm. Nedim beni hostelde bekliyodu, biraz dinlendikten sonra tekrar dışarı çıktık. Hostele yakın park tarzı bi yerde gençler içip canlı müzik falan yapıyolardı. Oraya biraz takıldık ama takılmaz olaydık :)) 2 tane italyan kız kafayı taktı bana:)hemde ne takış. Adımı tulipano koydular, burcunun benim için beğendiği çiçekli şort yüzünden :))Neyse :) o gece hostele hemen döndük çünkü ertesi gün venedikteydi sıra. Sabah erkenden kalkıp terminiye geldik, 1-2 saatlik bi bekleyişten sonra hızlı trene bindik. Yer yoktu ben bi yer buldum, bi eleman oturuyodu karşıda. İng burası boşmu diye sordum eleman ingilizce oturabilirsiniz dedi bende Nedime oturalım zaten çanta çok ağır hiç dolanamam dedim. Eleman onu duyunca oturun tabiki ya dedi türkçe :) göktuğla böylece tanışmış olduk. Biz otururkende bizim oturduğumuz yere oturmak için bekleyen kız sırıtıyodu sürekli, o da karşıya oturdu. Daha sonra muhabbet başladı göktuğla…İtalyanca öğrenmek için gelmiş dil okuluna, derken karşımızda oturan Ashley le tanıştık ama bi gariplik var kız bana bakıp bakıp sırıtıyo. En sonunda beni tanıdığını söyledi :) 1 gece önce benim fotoğrafımı çeken kızmış :) ben hatırlamayınca biraz ayıp oldu ama bozuntuya vermedik :)) dördümüz muhabbete başlayınca 3 saat nasıl geçti anlamadık bile : ) venedikte arkadaslardan ayrıldık başladık dolanmaya. 118 adacıktan oluşan bi yer, sayısız köprü :) 1-1,5 metre genişliğinde sokaklar, gondol taksiler ve polisler :) ilginçti :) saat 20:07 gibi parise biletimiz vardı, yataklı hızlı bi tren 12 saatte gidecektik ama 15-16 saati buldu sanırım… trende olanlarıda sonra anlatıcam :) parisin yarısını yürüyerek gezdim , acayip yorgunum uyumalıyım :) 26.06.2007 Saat 01:15 ( Fransa ) Valla şuan yataktayım yine dopdolu bir günü geride bıraktım :) ama kaldığım yerden devam edicem yazmaya , biraz arkadan devam ediyorum . En son Parise gelen trende olanları anlatıcaktım. Yaşlı bi karı koca , nedim , ben , sonradan binen bi tunuslu eleman bide trenin bombası sarhoş ingiliz amca :) Kompartımana ilk gelen sarhoş ingilizdi , sonra biz geldik. Adam biz geldiğimizde yerleşmiyomuş içki masasını hazırladığını sonradan anladık :) sonra yaşlı karı koca sonrada tunuslu eleman – bu eleman sadece çav dedi başka bişi yok :) çok sessiz bişi :) biraz geçti başladık muhabbete sarhoşla, adamın işi dünyada nerde tavla şampiyonası var oraya gitmek, bende bi tavla şampiyonu olunca muhabbet baya bi uzadı :) adam yunanistandan geliyomuş 2. olmuş , kupasını falan gösterdi , bizi çok sevdi , gelene kadar bi yunan uzosunu bitirmiş, 2-3 birada karşımızda içti sonrada bi cin içti gitti 2 bira daha aldı, adam eski microsoft yazılımcılarından , teknesi falanda var :) seneye bu turnuvaya tekneyle gitcekmiş :) daha ne muhabbetler döndü ama fazla uzun yazamıyorum :) Amca sızdı, bizim nedim karı koca çifte yatakları yapalım bu adam sızmadan deyince adam birden sıçradı biraları falan ne varsa döktü :) rezillik yani, özür diledi temizlemeye çalıştı ama leş gibi bira koktu heryer :) sonra organizasyonu elime aldım :) herkese yerini falan gösterdim , muhabbetler olaylar gülmeler derken 4 saat gecikmeli parise geldik. Kalcağımız oteli bulduk. Metroları iğrenç ama o kadar fazla hat varki ben 14-15 çok uzun hat sayabildim. Eifel tower, museum louvre , klüpler , yeşil alanlar falan derken ilk gün çok yorgun bitti.museum louvre u görmediğimiz için 1 gün daha kalmaya karar verdik bu gece yani :) Bugün museum Louvre denen müzeyi gezdik. Mona lisa yı falan gördüm ve yüzlerce tablo ve heykel :) içim dışım tablo oldu artık…fotoğraf çekmek yasak ama…Artık yürümekten ayaklarım ağrıdı , oturduk müzede bi yere nedimle, şerefsizler nerden buldular bu islam eselerlerini deyince yanımızda oturan eleman duydu sanırım , 2 tane genç :) İtalya / Bari de erasmus öğrencisi olan anıl ve umutla böylece tanışmış olduk. Muhabbet öyle sardıki beraber Parisi gezmeye başladık, Notre Dam da tekrar buluştuk 14:30 dan beri beraber takılıyoruz 23:30 da onları havaalanı trenine bıraktık….Amsterdama gidiyolar …bizde önce Brüksel sonra Amsterdam yapıcaz.yarın yine görüşürcez sanırım umut ve anılla:) sabah tren saat 06:55 te kalkcak… şimdi uyumalıyım sonra devam edicem … yarın bi terslik olmazsa amsterdamda olucam , önce belçika sonra hollanda …. 01:20 Paris 26.06.2007 Saat 09:29 ( Belçika-Hollanda arası ) Paristen sonra belçikaya geldim. Şuan ise brüksel-amsterdam arası bi yerdeyim. Kuzeye doğru çıktıkça hava hem soğudu hemde yağmur yağmaya başladı. Bizim oralar günlük güneşlik ama burda kış havası var. İnşallah bi kaç gün içinde düzelir yoksa donucam. Küçük bi ülke Belçika , giriş çıkış serbest, kimse kimseyi sallamıo. Pasaport olayı falanda yok. Yarısında almanca gibi bi dil, diğer yarısında fransızca konuşuluyo. Fransızların hızlı treniyle 1,5 saatte gelmek mümkün paristen. Burda da bisiklet kullanımı oldukça yaygın hatta bazı vagonlar sadece bisikletler için tahsis edilmiş. O kadar çok ve sık seyehat ediyorum ki gökyüzüne baktığımda dünyayı çok küçükmüş gibi hissediyorum ve dünyada herkes bir yerlere koşuyo ölümü hiç düşünmeden bunu hissedebiliyorum. Amsterdamda hostel olayı biraz sakat gibi, anılla umutun kaldığı hostel olabilir büyük ihtimal. Burda günleri ayarlamakta zorluk çekiyorum , kendimi tarihlere göre ayarlamaya çalışıyorum. Türkiyede neler oluyo merakta ediyorum. Gerçi ayrılalı çok uzun bi süre olmadı ama çok fazla şehir gezip, çok insan tanıdığım için bana çok uzun bi süreymiş gibi geliyo. Bu aralar bi an önce internete girip maillerimi okumalıyım, bir kart alıp telefon açmalıyım …. Amsterdamda biraz uzun kalacağım için tüm bunlara zaman bulucam sanırım. Brüksel- Amsterdam arası 2 saat sürüyo , yarısını tamamladık sanırım …aslında yazcak çok fazla şey var ama çok fazla zaman bulamıyorum… şimdilik bu kadar :) 09:41 Brükselden Amsterdama……. 28.06.2007 Saat 18:50 Şuan Frankurt trenindeyim :) ama yazmaya kaldığım yerden devam ediyorum. Amsterdama geliyoruz , umut ve anılın rezervasyonu var ama bizde yok. Amsterdam’da oteller full :) Rotterdama geriye dönüyoruz uygun bir hostel bulduktan sonra tabi…

Rotterdamdaki hostel çok hoş biyerdi, şehirde çok güzeldi. turist yok burda genelde hollandalılar var o yüzden gereksiz kalabalık yoktu. o gün umutlar gece için amsterdama çağırdılar nedimde hayır demedi niyetliydi zaten bende takıldım gittik baya bi eğlendik hep beraber gece 3 gibi dönmemizde gerekiyodu döndük ama keşke dönmeseydik :) hostelin kapısı kapalı olunca bende sinir küpü oldum tabi… 1 saat dolandık açılmadı yine yağmur başladı zaten buz gibi soğuktu hava…tam bi rezillik yani ..bir apartmanın egzosunda ısındık, hostele gidelim artık dedim gittik ve açık olan arka kapıdan girmeyi düşünebildim 1 saat geçte olsa :) ilk geldiğimde doğuktan dondum zaten 10 € verip giycek bişiler almak zorunda kaldım üşümemek için… ya aslında anlacak çok şey var ama kısa kesiyorum genelde :) aaa bide askerden firar eden serkant diye bi elemanla tanıştık son gece onlada takıldık red light civarında : )) adam kara harp okulun kadrolu askeri şuan askerde olsa yüzbaşı olması gerekiyo : ) ama hiç bişi demeden kaçmış yurtdışına : ) yolda rastladığım 2. kaçak ; )

umut ve anıldan fazla bahsetmedim sanırım. Pariste Louvre müzesinde tanıştık amsterdamda tekrar buluştuk, erasmusla italya-bari ye gelmişler, onlarında son 1 ayları italyada… baya iyi çocuklardı : ) yani toplam 5 türk takıldık amsterdamda : ) düşünün artık : )

bazı yerlerde 2,5 metre bazı yerlerde 4,5 mt suyun altında amsterdam.. sex ve uyuşturucu turizmi sayesinde iyi para kazanıyo başka da bişi yok zaten bu şehirde…

ülkeler hakkında fazla yorum yapmıyorum ama hepsini biriktiriyorum :) ama tüm samimiyetimle şunu söyleyebiliriyim ki bizim ülkemiz gibisi avrupanın hiçbiryerinde yok : ) tüm tarafsız gözlemlerimin sonucunda bu yorumu yapıyorum : ) neyse bu kadar yeterli şimdilik…

19:10 28.06.2007 amsterdamdan uzaklaşırken…

29.06.2007 Saat 17:16 (Çek cumhuriyeti- Prag ) Angels…

Odamda uzanıyorum : ) 2 tane isveçli elemanda var odda az önce onlarlada tanıştım. Birisi boş geziyo, diğeride fırıncı : ) En son Amsterdamda uzaklaşıodum : ) trendeki arkadaslarımdan bahsedeyim biraz . . . Frankurt-Amsterdam arası çok hızlı geçti sebebide Almanların süper treni, yanımda sanırım Hindistanlı bi bilgisayar müh. vardı , karşımda yaşlı bi alman teyze. Düseldorf ve Köln’ den geçerek Frankurt’a geldim, 1 saatlik arada bişiler atıştırdım sonra Prag trenine bindim… sanırım Çekli bi çift 22 yaşlarında ve onların kara bi köpeği, dazlak bi içkici alman, bi de gariban bi adam var içerde…Onlar Prag’a gelmeden indi, bende uyuya uyuya geçirdim zaten yolculuğu ama son 2 saat yaşlı bi teyze geldi, hiç susmadık : ) arada uyumaya çalıştım ama mümkün deil : ) teyzenin çenesi düştü bikere: ) ressamlık şairlik herbişi var maşallah teyzede, beni evine davet etti saolsun portremi çizmek için : ) Burcunun resim öğretmenliğinde okuduğunu duyunca çok sevindi, fotoğrafını görmek istedi gösterdim ama zor inandırdım Burcu’ nun Türk olduğuna

: )

Banada kendi yaptığı manzara resimlerinden küçültülmüş bir örnek verdi : ) derken Prag’a geldim :) ama şimdi biraz uykum var birazda yorgunluk var sabahtan beri geziyorum : )

30.06.2007 Saat 18:45

Dün gece çok süperdi : ) Prag sahidende eğlenceli bi şehir. Ama sanki biraz eski gibi … arabalar, binalar, yollar,insanlar….

Odamda 2 tane isveçli eleman var, 1 tane ingiliz kız, bi amerikan ve bi yeni zelandalı , şimdilik çok iyi anlaşıyoruz ama bu elemanlarda adam gibi iş güç yok. Bana Turkey die seslenioyolar : )

gece geldik nasıl uyumuşum anlamadım o kadar yorulmuşum. Bu sabah biraz uyudum fazla erken kalkmadım… Prag kalesi ve etrafını gezdim bişiler yedim yine bol bol foto çektim. Az önce geldim şuan yatağımdayım. isveçli elemanlarla eğitim üzerine biraz muhabbet ettik onlar bişiler yemeye gittiler bende yazabilmek için biraz fırsat buldum. Kaldığım hostel çok hoş bi yer… şehrin çok merkezinde deil ama böylesi daha iyi. Burda metro ve tramvaylara ücretsiz binilebilio, o yüzden ulaşım çok rahat, trafik diye bi sorunda yok zaten. Daha 2 gece kadar burda kalıcam, sonra viyanaya gidicem. Viyanadan sonra Zagrep’ te kalıcam. Ondan sonrada dönüş yolu başlıcak ama hala hangi güzergah üzerinden döneceğime karar veremedim… neyse yine yetsin bakalım bu kadar yazma.. bende gidip bişiler yesem iyi olcak, gece yicek bişiler bulunmuo fazla…

01.07.2007 Saat 17:40

Odamda müzik dinliyorum, az önce geldim. Dün gece odadaki elemanlarla yine bi cluba gittik. çok farklı bi yerdi, bir sürü makina parçasından yapılmış bi mekandı : ) oturduğumuz masanın ayak koyma yeri dev bi kranktı : ) yine hep beraber çok eğlendik, bizim odada herkes birbirine ülkesinin ismiyle sesleniyo bana bazen Turkey bazende Turkish diolar. Dün gece 2 tane çekli elemanla tanışım, 1 kız 1 erkek : ) biraz marihuana almak için anlaştım öyle geyik olsun die konuştum ama beni çok sevdiler : ) bu gece saat 11′ de bi mekan için anlaştık : ) en azından onlar öyle sanıyo … bugün genelde yeşil alanlara gittim, nehir üzerinde kayıkla 1 saatlik bi tur yaptım , oturdum bol bol dinlendim öylece geçti günüm . bizim elemanlar yavaş yavaş odaya gelmeye başladı bende yazmaya sonra devam ederim : )

02.07.2007 Saat 12:37

Dün gece dışarı çıkmadık herkesin erken kalkması gerekio die … Carolyn ve London girl bu sabah ayrıldılar. yeni zelandalı Sylvia’ da Budapeşteye gitti. Hepimiz birbirimize maillerimizi verdik. Bende az önce tren istasyonundan geldim. Viyana’ ya gitmekten vazgeçtim. yarın sabah Zagrep’e gitmek için yola çıkıcam.. trenim saat 07:54′ te , 13 saat sürecek yolculuğum yani yarın akşam 9 gibi zagrepte olucam.. acilen bi hostel bulmalıyım..

Şuan yatağımda uzanıyorum isveçli elemanlar bira fabrikasını gezmeye gittiler. bende duşa girip , biraz internette zagrep hakkında araştırma yapıp , hediyelik bişiler almak için dışarı çıkıcam : )

06.072007 Saat 12:27

Baya bi zaman oldu yazmayalı : ) En sn Prag’ ta hediyelik bişiler almak için dışarı çıkmışım : ) Evet çıktım bişiler aldım sonra tren istasyonuna gittim Zagrep için biletimide aldım. Ardından hostele geldim Avustalyalı elemanla muhabbet ettik. Tren istasyonunun yerini bilmiyo diye beraber gittik tekrar. Ve hayatımda ilk defa Çin restorantına gittim , ördekli bişiler yedim : ) ucuz ve doyurucu…sevdim : ) 

Prag’ ta son gecemiz çok eğlenceliydi. 2 Sweeden, avusturalyalı ve ben acyip eğlendik o gece  hostelde : )

Sabah erken Zagrep trenine binerek 13 saatlik yolculuğuma başladım. Praglı ekonomi okuyan bi elemanla yolculk ettik. O’ da Splite gidiyormuş. Biraz zaman geçince konu dünya siyasetine geldi ister istemez, haritamı çıkarıp başladım anlatmaya : ) çocuk şok oldu tabiki : ) ama bende çok bilgi edindim Prag ve çevresi hakkında. Çocuk kaç defa tşk etti hatırlamıyorum : ) çok mutlu oldu beni tanıdığına, e-mail adreslerimizi falan yazıp verdik birbirimize. 

Sonunda Zagrepe geldim gece saat 10 gibi. Yarım saat sürdü hosteli bulmam. Resepsiyondaki adam 3 tane daha Türkün olduğunu söyledi. Çocuklarla başta ingilizce konuştum, sonra Türk olduğumu söyleyince şok oldular : ) iki tanesi üçük 19 lu yaşlarda gelmişler bosna ve hırvatistan vize istemiyo diye, diğeri 33 yaşında Orhan, kot taşlama işiyle uğraşıyo istanbulda… Muşlu öz bi kürt kendisi… çok iyi laştık Orhan’la : ) ertesi gün diğer 2 eleman gitti, dünde orhanın bi arkadaşı acil aradı, o da gitmek zorunda kaldı. Resepsiyonda Borris diye bi eleman var, onunla aramız çok iyi. Dünya siyaseti hakknda konuştuk uzun uzun : ) beni sağlam bi Türk milliyeçisi sanıyo : ) benim yaptığım tek şey karşılaştırmak : ) Adriana var o da çok iyi birisi. Sanılanın aksine çok sıcak karşılıyolar bizi burda. Hırvatistan küçük ve fakir bi ülke. 4,5 milyon nüfusa sahip. Sanırım Zagrep nüfusuda 1,5 milyon civarında. Gitcek çok bi yer yok burda , birazda bi göl var oraya gidicem sanırım. kaldığım hostel triplex bi villa. Evden bozma yani.Ben en üst katta tek başıma kalıorum. Tv , internet , mutfak …herşey var , çok rahat bi yer. Çok sevdim bu hosteli. Çok yazdım yine : ) yarın Budapeşte’ye gidiyorum sabah 07:30 gibi. Ordanda Romanya Bükreşe gitcem sanırım. Zaten 9 günüm falan kaldı, dönüyorum artık : )

12:46    06.07.2007   Zagrep

18:10  06.07.2007  

Olamaz ! ! ! 2 tane Türk kızı odama yerleşmiş : ) Adrianada şok oldu : )) 

yarın ayrılıyorum….

01:10  07.07.2007

Odama gelen 2 kız Budapeşte’ de erasmus programında okuyorlarmış. İkiside iyi kızlara benziyo. Biraz muhabbet ettik :) farkettimki Türkçe konşmayı özlemişim : ) cd yazma işlemini az önce hallettim. Çantamında %70 ini topladım sayılır : ) inşallah yarın uyanabilirim : ) 

 

Eklenen Son Yazılar
Bağlantılar